susariz…

28 Aralık 2006 Duz Yazi ve Hikayeler Yorum yok

Susariz…

Konusulan konuyu bos, basit ve anlamsiz buluyoruzdur, konusmayi da gereksiz ve anlamsiz buluruz…

Susariz…

Konusulanlar oyle abes ve mantik disidir ki sadece hayretle dinler ve sessiz bir tepkiyle belli ederiz durusumuzu…

susariz…

Sessiz bir onaydir sususumuz…Biraz utangaclik belki ama icten bir katilistir soylenenlere…
Susariz…

Sessiz bir bekleyis olur susmak…Ya kendimizin yada karsimizdakinin ortak degerleri yeniden gozden gecirmesine taninmis bir firsattir sessizligimiz…Yada birinin bizi fark etmesi, dogru algilayabilmesi icin taninmis bir sure… Susan icin endise ve olasilik hesaplari arasindaki gel gitlerle biraz da huzursuz bir bekleyistir susmak…

Susariz…

Dile getirilmeyen bir ofkedir bazen suskunlugumuz…Oylesine yaralanmisizdir ki yaralamak isteriz, yuregini acitmak ve kanatmak…Ve biliriz ki hicbir soz acitamaz, yaralayamaz ve kanatamaz kimseyi bir suskunluk kadar…Ve susmak en acimasiz, oldurucu silahtir bazen…

Susariz…
Hassas ve kirilgan bir tepkidir…Kucucuk bir hatirlatmadir belki…Fark edilmesi ve onarilmasi incelik ister…Ya yeniden bir kazanistir yada aleyhte bir delil olarak kalir karsimizdaki icin…

Susariz…

Bir iliskide negatiflerin gozumuze batmaya basladigi, karsimizdakine ait aleyhte deliller dosyasinin kabarmaya basladigi ve hatta dosyayi masanizdan kaldirmaya gerek duymaz oldugunuz bir noktadasinizdir…Bir durus, bir soluklanmadir susmak…Ortak gecmisin degerlendirilmesi ve gelecegin muhasebesidir…Durup yeniden, simdi bulundugunuz noktadan bir daha bakmak istersiniz yasananlara ve eldekilerle gelecege gitmenin ne kadar mumkun olduguna…Bir ice kacis ve soylenemeyenlerin biriktirilmeye basladigi yerdir susmak…

Susariz…
Ayagimiz yerden kesilmis, bulutlarin ustundeyizdir ve cicek cicek bahardir yuregimiz…Sevdigimizle yan yana ve can cana yizdir…Oyle bir ruhsal butunlesmedir ki hicbir soz tanimlamaya yeterli gelmez hissedilenleri ve susariz…Sadece yureklerin ve gozlerin konustugu yerdir suskunlugumuz…
Susariz…

Iletisimin tikandigi yerdeyizdir , hicbir iletinin bize yeterli gelmedigi ve hicbir iletimizin dogru algilanmadigi…Yanlisliklar, yanilgilar ve kim bilir belki de gerceklerdir bir firtinaya tutulmuscasina savrulup duran…Sozler yerini sessizlige birakmaya baslar ve siyah, tek nokta konur cumlelerin sonuna…Zamanla cumlelerimizin sonuna konan o tek ve siyah nokta buyuyerek bir kara delige donusmeye baslar…Guven ve sevginin icten ice curumeye basladigi yerdir ve gitmek zamaninin ertelenmis halidir susmak…

Susariz…

Kabul edilmis bir hata yada suctur sususumuz ve soylenecek her soz kaybetme riskidir…Korku eslik eder suskunlugumuza…

Susariz…

Bir gidisi kabullenmektir susmak, yerinde ve zamaninda oldugunun ayirdiminda oldugumuz bir gidisin…

Susariz…

Hayata karsi bir susustur bu kez yasanan…Bizi can evimizden vuran bir kayip, yasanan buyuk bir aci, olesiye bir caresizliktir yasadigimiz…Soylenecek hicbir sozumuzun adrese teslim olmayacagindan emin oldugumuz, butun sozcuklerin anlamini yitirdigi bir yerdeyizdir…Hayatin bize bir sey katamadigi ve bizim de hayata bir sey katmak icin anlamimizi kaybettigimiz bir yer…Belki de bos gozlerle, algilamadan bir seyirdir hayat o noktada ve belki de amaci ve beklentisi olmayan, bir mesaj kaygisi tasimayan ve hedefi olmayan tek susustur yasadigimiz…

Susmak; eylemsiz ve duragan bir edim gibi gorunse de her susku bir sey anlatir yine de ve her suskunun bir nedeni vardir ve her susku icinde pek cok sesi hapseden sessiz bir eylemdir…


Bir Cevap Yazın