Satayim anasini – Seni Seviyorum – (Oh Be)

17 Kasım 2006 Duz Yazi ve Hikayeler Yorum yok

Satayim anasini – Seni Seviyorum – (Oh Be)

 

 

 

 

sevgi_kalp

 

 

 
SOYLEYEMEDIGIM

 

 

 

 

Seni sevdigimi soylemiyorum…
O duydugun kuturtu baska bir yerden geliyor,
yemin ederim.
Seni cok sevdigimi,
boynuna atlamamak,
seni doya doya opmemek icin
ayagimi nah su masaya gorunmez zincirlerle bagladigimi soylemiyorum…

Dizlerimin,
dislerimin zangir zangir titredigi,
yasamimin tek anlamina baktigim,
bakarken gozlerime bir seylerin doldugu da yalan,
uydurma hepsi.

Cokmus karsina;
unu,
sekeri,
biberi,
onu bunu derken,
kazagini ters giydigin gunu, 
Fener'in attigi golu falan dusunuyorum.

O ben degilim,
cig altinda kalan ilik bir Cuma oglesi.
Bak dudaklarima;
var mi herhangi bir sey?
Bakma sakin gozlerime,
seni kaybetmek istemiyorum.

Sevismek degil derdim;
sarilmak sadece.
Evet,
surup gogsume yapistiriciyi,
sadece sarilabilmek doyasiya,
bilsem de doyamayacagimi.

Seni sevdigimi soylemek;
omrumu koydugum bir kirmizi,
hep siyah gelen bir rulet masasinda.
Kaybetmek korkusu,
damarlarimda dolasan urkutmeye kiyamazken.

"Nasilsin, iyi misin? kendine iyi bak'tan"
baska turlu bir sey sana soylemek istedigim,
soyleyemedigim.

Sen degilsin beni ilk surunduren,
sevdalara dusuren,
sabahin ilk isiklarini bekleten.

Yalan;
"seni omrum boyunca hep sevecegim",
"senden sonra kimseyi sevemem",
"son sevdigimsin"
dersem,
diyebilirsem…

dogru,
seni su anda,
su kalp carpisinda,
su goz kirpisinda,
su karin agrisinda omrumu verecek kadar sevdigim.

Soylediklerimin bedelleri oldu elbet,
ama agir olmadi soyleyemediklerimin,
ya da zamaninda soylemediklerimin bedelleri kadar.

Soyleyebildigimde gercek hislerimi,
hep rahatlamistim;
bitmisti konu.

Yemek yenmis,
karnim doymus,
sira hesap odemeye gelmisti.

Ya kredi kartimla odedim,
ya nakit.
ama salinivermis hislerim,
doymus bedenimle ayrildim hep.

Yasam surmekte,
yelkenlerim baska denizlere yol almak icin yeni ruzgarla dolmaktaydi.

Bazen sevgi degil,
agir bir kufurdu agzimdan cikan ama hic olmazsa cikabilen;
bir yanardagdan fiskiran lavlar gibi cevresini kul eden.
Bazen en agir tokattan daha agir,
gunes yanigi gibi yakan,
acisi sonradan;
ben baska gunduzlere gittigimde cikan,
ardimdan kivrandiran.

Bazen de baska bir toprakta,
baska bir safakta;
gunesleri daha kirmizi doguran,
aksamlari daha efkarli,
yolculuklari daha bir uzun yapan.

Ya soylemediklerimin bedelleri?
Korkularin,
uygun gorulmemisliklerin,
susulmuslugun,
susturulmuslugun,
razi oluslarin bedelleri?
Yasamin sesi yerine tercih edilen olum sessizligi?

Sozunu esirgemeyenlerin trajik hikayelerini,
esaretlerini dinleyerek yetismistim.
Kimse anlatmamisti bana;
o esaretin,
tutuklu sozlerin,
tutuklu bedenlerden daha agir bir esarette oldugunu.

Simdi dort gorunmez duvar arasinda,
bilegimden masaya zincirli,
kanatlarim kirik cok iyi biliyor ve yardimini bekliyorum.

Salivermek istiyorum sozlerimi.

"Bir daha yapmayacagim"
diyemiyorum ama;
affini bekliyor,
tahliyemi istiyorum.

– Satayim anasini –

Seni seviyorum.

(Oh be!..)

MoD® EskiArsivden 

 


Bir Cevap Yazın