ONA DE KÝ !…

11 Ekim 2006 Duz Yazi ve Hikayeler Yorum yok

Biz onunla bembeyaz yaðan bir kar altýnda
gece yarýsý yürüyüþlerinde üþümeyen ayak izleriydik.
Yeþilliklere bakan bir pencerenin gerisiydik.
Bir fenerin beklediði kumsalda güneþe yüzünü veren çakýl taþlarýydýk.
Bir otel odasýnda umulmadýk bir anda karþýlaþmýþ
sürgünde yorgunluktan uyuyakalan iki bedendik.

 

Giderken beni de beraberinde götürdü.
Ondan geriye kalanlarý da ben kaldýrdým.
Mektuplarý kutularýn içine býraktým.
Resimler diðerlerine ait resimlerin hemen yanýnda duruyor.
Þiir pek yazmamýþtý zaten…
Ama nafile, Ondan henüz kurtulamadým.
Yazdýklarý yalnýzca bir kaðýt parçasýnýn üzerinde olsa da ,
okuduðumda sesi kulaklarýmda yankýlanýyor.
Resimlerine ne zaman baksam göz kapaklarý kýmýldýyor.
Evde dolaþýrken ayaklarýma anýlar dolanýyor.
Gülümsemesi duvarlara asýlý resimlerin üzerine takýlmýþ kalmýþ.
Ne kadar uðraþsam çýkmýyor.
Mavi koltukta hala sýcaklýðý duruyor ve kimi zaman bir alelade tiþört henüz onun kokusunu atamamýþken elime geliveriyor.

Ýþte o an deliriyorum.
Panik içinde kendimi dipsiz bir kuyunun içinde çýrpýnýrken buluyorum.
Duvarlar üzerime geliyor, Mavi koltuk beni içine çekiyor ve alelade bir tiþört boðazýma düðüm üstüne düðüm atýyor.

Dýþarý, içeriden farksýz. Yalnýz da deðilim üstelik .
Koca bir yaz, bana eþlik etti .
Ben ne kadar aðladýysam, o kadar da yaðmur yaðdý.
Güneþ saygý ile bulutlarýn arkasýnda kaldý.

Þimdi, yani o yokken hayat gözüme batýyor.
Ne güneþli günler , ne ihtiraslý insanlar , ne de ulvi amaçlar umurumda.
Bir ben varým.
Milyarlarca insan bir yana , ben hemen þuraya yalnýzlar bulvarýnýn köþe baþýna …
Nükleer bir savaþýn ardýndan yapayalnýz kalmýþ gibiyim dünyada Üstelik de onsuz…
Yani eskisinden daha güçsüz, yani daha kýrýlgan, yani daha anlamsýz.

Koca bir çukur, dolmayý bekliyor.
Anlar ve anýlar o çukurun mezar taþlarý gibi baþýmda dikiliyor.

biz
O'na de ki ;

Biz onunla bembeyaz yaðan bir karaaltýnda gece yarýsý yürüyüþlerinde üþümeyen ayak izleriydik.
Yeþilliklere bakan bir pencerenin gerisiydik.
Bir fenerin beklediði kumsalda güneþe yüzünü veren çakýl taþlarýydýk.
Bir otel odasýnda umulmadýk bir anda karþýlaþmýþ sürgünde yorgunluktan uyuyakalan iki bedendik.
Ayný marka iki araba gibiydik.
Kara kaplý beyaz sayfalý bir defterde kaðýt ile kalemin arasýna giren bir yalnýzlýk þiiriydik.
Altýn sarýsý, maviliklerdik.
Kahverengi derinliklerdik…
O zamanlar adý artýk pek de lazým olmayan , anýlmasý yasaklanan bir esintiydik…
O bir gözyaþýydý , baþladý mý bir daha durdurulamayan.
Ben bir umuttum, nereye gittiði bilinmeyen buharlý bir trenin son vagonuna tutunan .

Biz Onunla diðerlerinden farklý gibiydik.

Þimdi o yokken benim önümde kaçak, yaþanmamýþ bir yaz duruyor.
Ve yazýn en uzun günü, benim gözüme uyku kaçýyor.
Sonra resmi törenler baþlýyor.
Düþ kaçkýnlarý,yaðmur suçlularý, güneþ vurgunlarý, dost acýlarý ve bir insanýn en anlatýlamayacak , en utandýðý , canýný en çok acýttýðý duygularý…
Yani hayat, önümden geçerken saygýda kusur etmiyor.
Biz olmasak da, þimdilik "zaman" benimle idare ediyor…

gece
O'na de ki;

Geceleri uyumuyorum artýk.
Aðustos böcekleri refakatinde dalýyorum sessizliklere.
Anlayacaðý en yakýn dostum sabahlara uzanan bir zýrýltý ya da kulaklarýmda hala çýnlayan "seni seviyorum" yüklü fýsýltýsý…
Onlar anlatýyor ben hep dinliyorum.
Sustuklarýnda onu dinliyorum.
Yeryüzünü o'nu düþündüðüm anlar aydýnlatýyor ve üzerimde çoðu zaman hüzünlü bir ay parlýyor.
Benim kadar içi kararmasa da, Ay da "yalnýz" benim kadar.
Büyük þehirlerin yalnýzlarýna ay refakat ediyor .
Þehrin bütün ýþýklarý onlar yüzünden hiçbir zaman sönmüyor.
Ayýn þavký okþuyor uykusuz yalnýz insanlarýn þehrinde hasret çeken yürekleri.
O anlarda büyük þehirlerin gece bekçileri , bir kadýnýn göz kapaklarýnda dikilip aþaðýya, sonsuz bir uçuruma bakarken buluyorlar kendilerini.
Eskisi gibi tereddütleri yok .
Býrakýveriyorlar boþluða anlamsýz bedenlerini, düþünmeden geride bekleyenlerini.
Sokakta yürürken rastlantýlar karþý kaþýya getirirse onunla seni..
Ve þayet yanýnda yoksa biri.
Durdur onu ve ona yavaþ sesle fýsýlda söyleyeceklerimi…
Gecelerin çok uzun olduðunu anladým ve þafak vakti o uyanýrken ben daha yeni uykuya daldým.
O vakitler hayatýn sýnýrlarý.
Ve sýnýr boyu mayýn tarlalarýnýn yerini tehlikeli sessizlikler alýrdý.
Birbirine ulaþamayan yürekler kendilerini geceleri bitmesini istemedikleri uykulara vuruyor.
O'nun dahil olmadýðý bir hayatý yaþamak, artýk pek de anlamlý gelmiyor…

yalnýzým
O'na de ki;

Ben, yalnýz baþýma , yetmiyormuþum meðerse bana.

Anlayacaðý , bir yön gerekiyor.
Masanýn üzerinde duran yapayalnýz bir pusula,
Rotasýz yolculuklarý çizmeye yetmiyor.
Yalnýzlýk özgürlük ise , benim için hapis zamaný geldi geçiyor.
Ne garip, insan bazen iki kiþiyken de kendini çok yalnýz hissedebiliyor.
Oysa ben, Erhan Bener romanlarýndan fýrlatýlmýþ "tekil bir kahraman" gibi yaþýyordum onunla yalnýzlýðý.
Þimdi yalnýzken aynalara bakamýyorum.
O varken ondan kaçýyordum, yanýmda yokken sokaklarda baþýmý kaldýrmýyorum.
Ýtiraf etmesi oldukça zor ama çoðu zaman yalnýzlýðýmý sevdiðim kadar, utanýyorum.

Varlýðýnda kaçtýðým yalnýzlýðýma, bugün sýðýnýyorum.

þiir
O'na de ki;

Kara kaplý bir deftere bir kaç satýr yazmadan uykuya dalamýyorum.
Gizli bir bahçeden yükselen violonsel ve piano eþliðinde ise ayný kelimeleri farklý beyaz sayfalara her gece , her gece, bir kez daha ,bir kez daha , bir kez daha yazýyorum;

Ona / "seni seviyorum" demek isterdim. /
Sesinin üzerine aðlamak /
Ve konuþmadan onu anlamak…
Bir hasret mektubu gibi gözlerine sýðýnmak isterdim.
Onu kucaklamak
Baðrýma basmak, öpmek, koklamak…

O'na de ki O eðer o olmasaydý, uðruna ölebilirdim.
O, o olsaydý ,
Orada
Yaný baþýmda dursaydý / cennetleri cehennem / Sebepleri neden yapabilirdim.
Keþke þurada tekrar bulabilsem onu
Býraktýðým gibi…
Küçük bir gülümseme
Ve bir kaç damla gözyaþý ile…
O'nu sevebilirdim.

ben iyiyim
O'na de ki ;
Duydum. herþeyi duydum… Þimdi bana onu anlatýyorlar.
Sanki baþka bir insandan bahsediyorlar.
Ben mi büyük anlamlar yükleyerek tam(am)lamýþým O'nu…
Öyleyse ne kadar yanýlmýþým.
Yaratýrken bir masal prensesini çocuksu düþlerimde, kendimi ne kadar iyi kandýrmýþým .
Duyduklarým kara harflerle yazýlacak masumiyet tarihine.
Kirletilmiþ bir sayfaya, kalýn uçlu simsiyah kalemlerle…
Bir Atilla Ýlhan þiiri gibi yazýlanlarý yalnýzca yaþayanlar anlayacak.
Þiirlerde bana, yalnýzca O anlatýlacak.
Biliyorum birgün kendisinin anlatýldýðý þiirlere rastladýðýnda yazýlanlarý anlamayacak.
Zira tren çoktan uzaklaþmýþ olacak.
Hayatýn karanlýk bir ara istasyonunda yapayalnýz kalanlar unutulmaya mahkum olacak.
O'na sor bakalým;
En çok ne eksik kaldý, biliyor mu?
Gerçi ben bilmesini beklemiyorum.
Beni anlamasýný beklemediðim gibi.
Benimki geç kalmýþ bir veda ya da yanlýþ anlaþýlmýþ bir aþka bir türlü konulamayan nokta,nokta, nokta.

O'nun için denk gelirse eðer, iki lafýn arasýna sýkýþtýrýver söyleyeceklerimi.
"Bana piþman olacak kadar bile zaman tanýmadý."

Oysa her insan geriye dönüp baktýðýnda "Acaba?" sorusunu sormak ister…
Hata yapýp yapmadýðýný ufak bir zaman aralýðýnda tartýþmak gereðini hisseder…
Ýçinden çýkamadýðý durumlarla karþýlaþtýðý anlarda bir süre için "kaçma hakkýný" kullanmak için beyaz yalanlar söyler…
Ben bunlarýn hiçbirini yapamadým.
Yapacak zaman bulamadým.
Belki bu yüzden bugün ben yalnýzca "iyi olmuþ" diyebiliyorum.
Yanýlmadýðýmý , hata yapmadýðýmý düþünebiliyorum.
Beni en çok iþte bu yaralýyor.
Bu kadar haklý çýkmak insana piþman olma fýrsatýný tanýmýyor.
Ýnsan piþman olamayýnca da "bi daha" diyemiyor.
Ayrýlýk, ( "zamansýz" olunca ) tüm aðýrlýðýný omuz baþýna býrakýyor.
Ve o orada durduðu sürece ben bir daha hiç bir zaman benzer aðýrlýklarý kaldýrmayý göze almayacaðým.
Ortalama aþklara bir kez aldandým, bir daha aldanmayacaðým.
Yanlýþ anlamasýn sakýn.
Ýstese de, istesem de , istesek de hiçbir zaman geri dönmeyeceðim.
Niyetim af dilemek deðil, af etmek hiç deðil…

Benimkisi eski bir dost'tan bir "hayat mahkumunun" son istekleri, o kadar..

Onun sesini duymak istemiyorum, bir daha telefon etmeyeceðim.
Yüzünü zaten görmeyeceðim.
Bitip gidenlerin ardýndan artýk ben de üzülemeyeceðim.

Gelsin bende kalan son parçasýný, çantasýný alsýn, sýrtýndaki bavuluna yüklediði yalan hayatlarla uzaklara kaçsýn.

O'na deki;

Ben o'nu düþlerimde yaþatacaðým.
Sessizliðimde avaz avaz adýný baðýracaðým.
Yýllar sonra bir gün karþýlaþtýðýmýzda uzun uzun yüzüne bakarken utanmayacaðým. Ýzlerini taþýyan mezar taþý , baþ köþemde duruyor.
Ama ayrýlmak her zaman unutmak anlamýna da gelmiyor.
Gözlerim hala gözlerine deðiyor, ellerim havada boþluðu uzanan umutlarý yakalýyor.
Mutlu deðildim, mutlu deðilim, olmayacaðým.
Merak etmesin,tersini düþünüp , kendini üzmesin.
O mutlu ise tebrik ederim.
Mutluluðunun devamýný dilerim.
Ama þunu da bilmesini isterim ;

Bir gün bir uyku arasýnda rastlarsam ona ,düþlerimde kendimi tutmayacaðým.
O'nu o kadar çok özledim ki
Sarýldýðýmda aðlayacaðým
O'nun, o güzel kalbini okþayacaðým.
………………………………………
Yazan: Cüneyt özdemir


Bir Cevap Yazın