Mutlulugun Kokusu ‘nu Bilirmisiniz

17 Ekim 2006 Duz Yazi ve Hikayeler Yorum yok

Dostum Birden Soruverdi ?

Mutlulugun Kokusunun ne oldugunu bilebilirmisin ?

 

 

ailenin_mutlulugu

 

Dostum birden soruverdi:

Bir insanin mutlu oldugu nasil anlasilir?

Soyle dusunmus olmaliyim:

Bilmem…
Gozlerinin parlakligindan,
nesesinden,
belki yuzune vuran ic aydinligindan….

 

 

Dostum hepsini kabul eden ama yeterli bulmayan bir el isareti yapti:

Bunlar dogrudur.
Mutluluk saklanamaz.
Mutluluk insanin icinden sizar,bir yerlere girer, orayi degistirir.
Bir de kokusu vardir.
Bilir misin mutluluk kokar.
Mutlulugun kokusu mu?
Dogrusu duymamistim.

Dostum anlayisla bakti:
Dogrudur,
duymamissindir.
Insanlar pek farketmezler.

Oysa, her ruh halinin kendine ozgu bir kokusu vardir.
Eger insanlar koku duygularini kaybetmeselerdi,
bunlari da bilirlerdi.
Ama bir cok sey gibi bunu da kaybettiler.

Yani, onceden biliyorlar miydi?

Elbette, biliyorlardi.

Bak hayvanlarin birbirleriyle iletisim kurmalarinda
koku nasil onemli bir rol oynar…

Evet ama konusamadiklari icin…

Dostum biraz sabirsiz, sozumu kesti:

Insanlar konustuklari icin artik kokuya gerek duymuyorlar degil mi?

Simdi sen bana insanlarin konustuklarini mi soyluyorsun?
Artik yanit vermiyordum.
Dinlemeyi surdurdum.

Dostum:

Sen de biliyorsun ki insanlar gercekte konusmuyorlar.
Konusur gibi yapiyorlar.
Ogrendikleri sozcukler var.
Birbirlerine onlari soyluyorlar.
Gercekte cok azi, cok az zaman icin konusuyor.
Onlara da dikkat et, duygu sozcukleri yoktur.
Birbirlerine soylemeleri gereken sozleri soylerler.
Onun icin de cogunlukla birbirlerini dinlemezler.
Gercekte konusmayan, gercekte dinlemeyen insanlar,
iki onemli iletisim aracini da kaybettikleri icin artik anlasamiyorlar.
Koku ve dokunma.
Iste gercek iletisimin iki yolu.
Insanlar ikisini de unuttu.

Onu biraz kiskirtmayi denedim.

Simdi insanlarin birbirlerini koklamalarini mi soyluyorsun?

Umutsuz ve kirgin bir bakisla bakti:

Keske ne dedigimi anlasalardi da soyleseydim.

Koklamak, oyle incelikli bir duygudur ki,
bugunun insanina ogretilmesi gerekir.

Zavalli koku alma duygumuz.
Oylesine kotu kokularla bozuldu ki, yeniden egitilmesi gerekiyor.
Biliyor musun, insanlar insan kokusunu bile alamiyor.
Bir kadinin kokusu.
Bir erkegin kokusu.
Cocugun kokusu.
Yasli insanin kokusu.
Umudun kokusu.
Bezginligin kokusu.
Hayata kirilmanin kokusu.
Mutlulugun kokusu.
Insanlar butun bunlari unuttular.

Dokunma da oyle insanlar bunu da unuttu.
Bir elin el ustune konmasi.
Bir omuzun omuza dayanmasi.
Bir sirtin sirta dayanmasi.
Ayaklarin birbirine sarilmasi.
Bedensel dokunma.
Unuttugumuz ne cok sey var…

Gunumuz insanini savunmak istedim:
Ama sozcukler var, yazi var.
Belki o yuzden unutmusuzdur.

Dostum biraz dalginlasti:

Evet yalanlarin araci sozler, yalanlarin araci yazilar.
Bir turlu icimizden geleni soylemeyi,
yazmayi bilemedigimiz icin yalanlarimizin araci olanlar.
Beden yalan soylemez, dokunusun yalan soylemez.
Bunlar gercekleri iletir.
Sadece gercekleri…

Parfum dunyasinin gercek bir uzmani sunlari soylemisti:
Parfumler doganin verdiklerine insan ustaliginin katilmasinin urunudur,
ama hicbir parfum kadin tenine degmeden gercek bir koku degildir.
Parfume kisiligini veren, kadinin ozel ten kokusudur.
Onun icinde parfum her kadinda birbirinden farkli ozellikler kazanir.
Parfum surmenin ustaligi,
bu karisimin olusmasina yardimci olacak olcude bicimde surmeyi bilmektir.
Boyle surulmedigi zaman kadin sadece parfum kokar,
ama surmesini bilen kadinin kendisi kokar.
Onemli olan da parfum degil, kadinin ozel kokusudur.
Bu ozel kokuyu kadinin giydigi esyalarin durdugu gardropta,
camasirlarinda, ozel yerlerinde bulabilirsiniz.
Dikkat edin ozel kokusunu tanimadiginiz hic bir kadini
gercekte tanimis sayilmazsiniz.
Ne yazik ki insanin kokusuna onem vermeyi bilmiyoruz.
Sonra bir gun "mutlulugun kokusunu" taniyacaksiniz.
Tenin hafifce pembelestigini goreceksiniz.
Gunesin ilk isiklarina eslik eden tozpembedir bu.
Mutlulugun biraz utangac, biraz urkek, biraz cekingen baslayan,
ama sonra cesaretle yayilan, guc veren, kendini duyuran ozel pembesi.
Bu pembeligin uzerine dikkatle bakacaksiniz.
Orada bugulu bir nemlenme goreceksiniz.
Hep ucan,
hep havaya karisan,
hep yenilenen ucucu bir nemlenme.

Gorenlere
"Sende bir sey var, asiksin galiba"
dedirten bir bahar tazeligi, filiz tadi…

Yaklasin o tene.
Yaklasin ve mutlulugun kokusunu duyun.

Birbiriyle uyum icinde binlerce kokunun suzulmus kokusunu duyun.

Pembeden eflatuna, deniz mavisinden gunes sarisina
degisen gokkusagi renklerindeki ozel kokuyu.

Insani rahatlatan, dinlendiren, costuran, kipirdatan,
susturan, konusturan mutluluk kokusununu duyun.

Dunyanin en guzel kokusu budur.
Bebegin annesinden aldigi koku budur.
Annenin bebeginden aldigi koku budur.
Seven insanin sevilen insandan aldigi koku budur.
Ama bu koku kendiliginden olmuyor.
Buna emek vermek gerekiyor.
Sabahlarin, gecelerin, gun isiklarinin birbirine karismasi gerekiyor.
Umutsuz gunlerde, umutlu gunlerde birbirinin degerini bilmek gerekiyor.
Mutluluk kokusu daglarda, irmaklarda degil.
Bu koku yalniz insanda.
Insanin insan da yarattigi koku bu.
Insani insan kilmanin kokusu.

SEVGININ” kokusu.
GUVENIN
” kokusu.
IYI KI VARSIN
”in kokusu.
KESKE SIMDI YANIMDA OLSAYDIN
”in kokusu.
SENI SEVIYORUM
”un kokusu.
BENI SEVIYORUN
”un kokusu.

Bir gun mutlulugun kokusunu taniyacaksiniz.
O zaman daha da mutlu olacaksiniz, biliyorum.

Eski Arsivden MoD®

mutlulukkokusu


Bir Cevap Yazın