Bu hikaye senin icin!

10 Ocak 2007 Duz Yazi ve Hikayeler Yorum yok
SONRA SEN GELDIN
Bu hikaye senin icin!
3mum_ask

SONRA SEN GELDIN
Bu hikaye senin icin!
'Anlamak' kelimesini sozluklerden cikartip elimle dokunacagim kadar
somut hale getirdigin ve yuregime yerlestirmeme yardim ettigin icin…
'Anlamak' ve 'anlasilmanin' en guzel denilen sevismeleri kiskandirdigini
bildigin ve bana da ogrettigin icin…
Durum ne olursa olsun, dilinde bu kadar guzel bir
'ozgurluk' sarkisiyla yasayabildigin icin…
Senin icin…
…………………
Bu, insanin icinde yasatip zamanla sevdigi ve kendisine cok aci verse de,
neredeyse bedenine bir organ gibi ekledigi, huzun doguran tum uzun soluklu duygulari yerle bir eden,
kisacik bir hikayedir!
Sonra sen geldin.
Yasayip gidiyordum… 'Yasayip gitmek! ' Ne sacma!
Bu fiili nedense, hayatimizin sIkici oldugunu, bir gunun digerinden farkli gecmedigini dusundugumuzde kullaniriz.
Oysa tam tersi olmasi gerekmez mi?
'Yasamak ve gitmek…'
Yasiyorum, gidiyorum, yol aliyorum.
O halde soyle demeliyim: 'Yasiyordum ama gitmiyordum.'
veya 'Gidiyordum akip zaman icinde, kaybolmus vaziyette,
ancak yasamiyordum.'
Bir ask hikayesine boyanmisti butun mevsimlerim
Tuhafligi yoktu yazin kazak giyip de
Kisin denize girisimin
Kazagimda da ask kokusu vardi
Acima dokunan ve
Nasil kokacagini sasiran
Yosunlarda da
Sonra sen geldin.
"Hadi gel, hayati anlayalim ve anlatalim.' dedin.
Cok konustuk bu konuda, cok…
Hem her duygunun tarifini almak istedin hem de hepsi hakkinda,
bildigin ne varsa bana vermek.
Seninle konustukca, kendime dair son derece basit ama yine de hic uzerinde durmadigim bir seyler
oldugunu gormek beni nasil da sasirtiyordu.
'Aci' konusunda cok konakladik…
Kanattikca beni boyle aci
Ve sohbetler yetmeyince nefes almaya
Aglardim
Yaralarimdan siir yapardim
Aci bir annedir, durmadan huzun doguran.
Ahh, ben o huzunlerle bogusmak, azicik nefes alabilmek icin kac kitap okudum,
kac film izledim, kac hayat belledim, bir bilseniz.
Yooo! Dostlarima haksizlik edemem simdi.
Turuncuya boyali guney aksamlarindan, feslegen kokulu bati ikindilerinden,
kuzeyin gri sabahlarina kadar kac sohbet vardir yuregimde daima saklayacagim.
Ahh, benim kelimelerle beyinlerinde tepindigim dostlarim…
Nasil da isterlerdi gozlerimden yanaklarima dokemedigim gulusleri gormeyi.
Bence, dostlar daima 'gulmek' ve 'gulumsemek' arasindaki farki bilirler,
bu nedenle onlara arkadas degil de 'dost' deriz zaten.
Her sohbette yuregimi yatirip masaya, son derece dikkatli ve zarif hareketlerle,
aci ve huzun doguran parcalarima ulasir, uzerini orterlerdi. Iyi hissederdim bir sure.
Apartmanlarin uzerinde ucusan martilari fark ederdim en azindan.
Ancak sonra yine huzun…
Yuzsuz huzun…
Baktigim yerlerde gozlerim
Bazen oyle uzun kalirdi
Inanmazsiniz ama
Baktigim yerler sIkilirdi
Sonra sen geldin.
Geldin ve: "Hele su yukunun birazini bana ver." dedin.
Sasirdim cunku gorunuse gore senin yukunun benimkinden fazlasi vardi ama eksigi yoktu.
Sen anlatirken fark ettim ki icinde bir yerlerde bu yuklerle basa cikmak icin ozel egitimli bir parcan vardi.
Bu parca, yukun niteligini ya da niceligini, yurekte en hafif duracak hale getirebiliyordu gercekten.
Konusurken bir yandan da yuregimin en tozlanmis ve uzun suredir de
yanina hic ugranmamis parcasini koydun masaya.
"Bak," dedin 'bunlar hayat dostu parcalar.
Simdi bunlari oyle guzel temizleyecegiz ki bir daha canin icindeki parcalara dokunmak
istediginde ve huzne giderken, bunlarin isiltisina takilacaksin.
Takilacaksin ki huzun doguran aci parcalari koyuvereceksin yerinde tozlanmaya.
Boylece de zamanla agirliklari, olmasi gerektigi kadar olacak.
Oysa sen ha bire parlatip parlatip durmadan onlara bakiyordun onceden
ve bu da onlari oldugundan agir hale getiriyordu.
Oysa tam tersini de yapabiliriz hepimiz.
Isildayan parca daima daha agirdir.
Gel, hayat dostu parcalari isildatalim durmadan."
Sen geldin
Kelimelerini sekere batirarak
Sen geldin
Baktigin yerlerde cicekler birakarak
Aciya ve huzne gereginden cok yuz vermemeli insan.
Ben artik huznu icimde sismanlatmamayi, basariyorum galiba.
Gecen gun ne gordum dersiniz?
Meger ne kadar yakisiyormus martilar denizin uzerine!
Hikaye bu kadar…
Merak edeceksiniz belki, bu degisIklikleri saglayan dostum kimdi?
Diyelim ki, kirk yasini gecmis veya otuzuna gelmemis bir adamdi,
seksen yasinda bir ihtiyar, hep otuzunda yasayan bir kadindi ya da
dort yasinda bir cocuk; hem hepsiydi, hem hicbiri degildi.
Ne fark eder ki?
Bir can'di.
Canimin ici degil
Icimin cani olup da
Sen
Geldin
Ustelik
Ask da
Degildin
…………………………
Hos geldin

Bir Cevap Yazın