Ayrilik Oykuleri 1

11 Kasım 2006 Duz Yazi ve Hikayeler Yorum yok

Ayrilik Oykuleri 1

 

lg2

 

Evet beni oraya goturen yillardir aradigim, nasil girecegimi, o kapiyi acacak tilsimli sozcukleri aradigim gercek ulkeme tasiyacak sifreyi sen buldun ve yine biliyorum ki seninle gidecek. Senin soyledigin gibi hersey bir arada olmuyor. Seni gordugum her gun, her gece, her sabah gozlerime yerlesen o piriltiyi senin de tasimani istiyordum. Ben varken calan telefonlari acip yaninda oldugumu soylemeni… Butun o kadinlari en cok da bir zamanlar simdi bu duyduklarimi sana yasatan o kadini unutmani istiyordum. Yasamin bana nasil bikkinlik verdigini bu insanlardan, yureklerine kazinmis tum bu kotuluklerden, televizyonda gorunce agladigim savaslardan, yikimlardan, bu yoksulluktan, bu ikiyuzlu insanlardan nasil usandigimi bunlari tasiyamayacak denli zayif oldugumu anlamani korkarak uyandigim gecelerde anlattiklarimi gecistirip beni sakinlestirecegine hepsinin dogru oldugunu ama yanimda oldugunu soylemeni istiyordum.

Oysa sen hakliydin, bunlarin hepsini yasamistin. Boylesine aci duyarak, boyle herseyimin sana carpip zedelenmesine izin vererek yasayamayacagimi biliyordun. Evet ogrendim. Simdi bunca zaman sonra bana ne yapmak istedigini anlayabiliyorum. Soylediklerini yapiyorum bu dunyaya geri dondum. Artik o hala hatirladikca beni urperten dalgalanmalari istemiyorum, dakikalarca calip acilmayan telefonun sesini ya da makinedeki boguk cumleleri ne zamandir duymuyorum, bana her gun cicekler gonderen biri var, her gun gelen cicekleri seviyorum dunyanin en guzel kadini oldugumu duymak hosuma gidiyor. Evet hakliymissin ogrenmem gereken tek sey buymus; suyun ustundeki taslara basarak yuruyup gitmek, icine girmemek yansiyan goruntulere bakmamak. Oyle yapiyorum iste her sey duz bir cizgide gidiyor beklenmedik bir sey yok, sasirtacak bir sey yok. O her gun ayni saatte ariyor. Ayni saatte cicekler geliyor, armaganlar…

Onun tam yaninda duruyorum bu ne demek biliyor musun tam yaninda durmak? Bir kadin senin ancak arkanda durabiliyor sevgili. Kocaman goruntunun ardinda bir yerde golgenden secilemiyor. Baskalari da var mi bunu asla bilemiyorsun, bilemedim, bence vardi, hep vardi ama her keresinde ince soz oyunlariyla, yuzundeki gergin ifadeyle, gozlerinde yerlesen bikkinliklarla beni hep yalanladin. Simdi biliyorum; senin tek bir kadinla, tek bir muzik parcasiyla mutlu olamayacagini her sabah kalktiginda yeni bir heyecan duymazsan mutsuzluktan olecegini biliyorum. Bunu sana yasatmak istedim. Gercekten istedigim tek sey buydu seni her sabah uyandiginda yeniden mutlu etmek. Boylece cilginca goruntuler esliginde ama benle yasamani saglamak. Oysa senin degisimlerine kapilmaktan, onlari izlemekten, onlari yorumlamaya calismaktan baska bir sey yapamadim ki… Belki dogru yalan soyledim istedigim tek seyin senle bu sonsuz maceraya girmek oldugunu, her gun yeniden tek bir bakisla, telefonun calmasiyla, kucuk bir kagida yazilmis sozcuklerle kalp atislarinin hizlanmasini, beklenmedik bir anda tam her sey yoluna girdi derken yerin ayaklarimin altindan kayivermesini bu sonsuz sarsintiyi istedigimi soylerken yalan soyledim.

Ama beni senden iyi kim anlayabilir? Belki de aslinda hicbir sey istemiyordum ne istedigimi ne dusundugumu sozcukler halinde belirginlestiremiyordum bile… Birlikte saatlerce oturdugumuz o ilk gun seni seviyordum ve bunca zaman hep ayni, hala ayni seni seviyorum dogrusu bu… Surekli bir duvara carptim, surekli sanki gorunmez bir el beni uzakta tutuyordu.Yapmak istedigim hic bir seyi yapamadim. Senin istedigin kadin bu nasil bir seydi bilmiyordum, o olmaya calistim, yeter ki o duvar belirmesin, o gorunmez el beni yine itmesin diye senin sevimli kucuk kizin, senin kucuk fahisen, senin dostun. Evet bunlari sende ogrendim. Birinden delice sevdigin birinden ayrilmak zorunda olmak ama ayrilirken onu da icinde goturmek, icinde ondan uzaklastigin her adimda onun icinde buyudugunu, icine sigmadigini duymak, kurtulmaya calismak, icinde tutmaya calismak, bogulmak butun bir dunyanin, butun goruntulerin, anilarin, cocukluk gunlerinin, gelecek duslerinin, bugunun renklerinin siliniverdigi bir anda yine de ayrilmak zorunda olmak… Bunun ne demek oldugunu biliyor musun? Eminim biliyorsundur.

Iste simdi senden ayrildim. Sanki o ilk ayrilik aninda icime sigdirmaya calisip basaramadigim sey simdi sakince duruyor. Zaman zaman kalbimi sikistiran, karin boslugundaki o bildik burkulmaya yol acan, ellerimi titreten, gozlerimin dolmasini saglayan o olsa da eskisi gibi degil, duruyor. Sanki icimde katilasan bir ruh… Bak artik aglamiyorum. Kendimi oldurecegimden korkuyorlardi, kendini oldurmek baska nasil olabilir ki icindeki coskuyu, icindeki cocuklugu, icindeki mutlulugu, icindeki her seye ragmen kendini verisi oldurmekten baska nasil olabilir? Butun bunlarin olmadigi bir dunyaya geri dondum. Hepimizin soyledigi gibi, hepimizin yasadigi surece soylenip durdugu baska seyler soyleyip yine de onlari degil bu katilasan yureginizi buldugumuz dunyaya geri dondum. Belki de tek istegim birlikte bir sarki soylemekti… Benim sarkimi basit, siradan, sevimli bir sarki ama soylemedin..


Bir Cevap Yazın