30 Agustos Zafer Bayramimiz Kutlu Olsun

30 Ağustos 2006 Guncel Haberler ve Konular Yorum yok

30 AÐUSTOS ZAFER BAYRAMIMIZ KUTLU OLSUN..

Büyük Taarruz

Seksen dört yýl önce bugün, Türkiye tarihinin en kritik saatleri yaþanýyordu. Büyük Taarruz için tüm hazýrlýklar tamamlanmýþ, emirler verilmiþ, nefesler tutulmuþtu. ''Ateþ'' emri için geriye sayým baþlamýþtý. O emir de 26 Aðustos sabaha karþý verilecekti.



Büyük Taarruz ve Baþkomutanlýk Meydan Savaþý, bugünkü Türkiye'nin temelidir. Tarihte bu kadar özverili, bu kadar akýllýca kazanýlmýþ bir zafer daha var mýdýr, bilmiyorum.

Bu zafer, sadece düþmanýn denize dökülmesi olayý deðildir.

Bu zaferle Türk milletini Anadolu'dan atma, o da olmazsa Sakarya'nýn doðusuna hapsetme planlarý suya düþürüldü. Emperyalist güçlerin tüm þeytanlýklarý bu zaferle önlendi.

Öyle ki, muzaffer Türk ordularý iþgalci Yunan güçlerini önüne katýp Ege'ye doðru kovalarken bile Ýngilizi, Fransýzý devreye girip ateþkes saðlamaya çalýþtýlar. Hiç olmazsa Ege'nin bir bölümünü, o da olmazsa Ýzmir ve çevresini Yunanlýlarýn elinde tutma gayretine giriþtiler. Ama karþýlarýndaki adam farklý bir adamdý. Mustafa Kemal , müttefiklerin görüþme taleplerine hemen cevap verdi:

''Neden olmasýn, 9 Eylül günü Nif'te (Kemalpaþa'da) bekliyorum.''

Orasý hâlâ Yunan iþgali altýndaydý ve Mustafa Kemal kurtaracaðýndan emin olduðu Kemalpaþa'da Ýngiliz ve Fransýzlara randevu veriyordu. Þeytani hesaplarla dalga geçen þu sözleri daha sonra söyleyecekti:

''Efendiler, ben söz verdiðim tarihte oradaydým, ama onlar yoktular.''

Orada olamazlardý, çünkü Türk ordularý, Baþkomutan'ýn emrini yerine getirmiþler ve Ýzmir rýhtýmýna varmýþlardý.

''Uyanýklar'' sadece Yunan ordularýný Anadolu'ya salan, son ana kadar da Ege'nin bir kýsmýný olsun elde tutmaya çalýþan güçler deðildi. Ankara'da da bazý uyanýklar Mustafa Kemal'e talimat vermeye çalýþtýlar. Hem de telgrafla:

''Askeri görevleriniz bitmiþtir, Ankara'ya dönünüz, bundan sonraki diplomatik giriþimleri hükümetimiz yapacaktýr.''

Uyanýklar, dedik ya…

Akýllarý sýra muzaffer Baþkomutan'ý devre dýþý býrakacaklar, müttefiklerle barýþ yapacaklar ve yeni Türkiye'yi de 'ekmeðini yedikleri için minnet borcu' duyduklarý Halife'nin ve hilafetin çýkarlarý doðrultusunda kuracaklardý.

Çok zekiler ya…

Aldýklarý cevap, Ýngiliz ve Fransýz konsoloslarýnýn aldýklarý cevaptan daha az çarpýcý deðildi:

''Ne askeri görevlerim bitmiþtir ne de diplomatik giriþimlerden vazgeçerim. Siz buraya gelin.''

Bu tavrýn sonu Mudanya'dýr, Marmara, Ýstanbul ve Trakya'nýn kurtarýlmasýdýr; giderek Lozan'dýr ve Türkiye Cumhuriyeti'dir.

Ama bunlarýn çoðu bilinmez. Daha doðrusu Türkiye'de çoðu insan bunlarý bilmez. Çünkü okullarda okutulmaz. Kurtuluþ Savaþý'nda ve Büyük Taarruz'da özellikle bugün bilinmesi gereken o kadar ayrýntý var ki…


Bir Cevap Yazın