17 Eylul 2005

2 Ağustos 2006 Geveze Yorum yok
Yüreði kâðýda akýtmayalý uzun zaman oldu. Çok uzun…

Arzu büyüdü, kimsesiz AMA kimli þehri býraktý. Sandý ki bütün acýlarý o kimliksiz þehre gömdü. Oysaki yaþanmýþ hiçbir þeyin kýymeti yokmuþ, düþermiþ zamanla gökteki yýldýzlar, baþ tacý ettiklerimiz tek tek… Birer birer kaybolan dostlar gibi.

O þehirde her þeyin bir tarifi vardý; her acýnýn, her gözyaþýnýn, her mutluluðun, her sevincin bir sonu bir de baþlangýcý vardý.

Geldim , baba ocaðýna!!!!

Ocak bana kaldý, baba gitti; onu koklayamadan, doya doya öpemeden, sarýp sarmalayamadan.

Gözyaþlarý sel olsa DA karanlýklara gömülen gecelerde, hiçbir gecem gündüze çýkmýyor babam artýk.

Bu ocaðý tüttür diyorlar bana, baba, külleri karýþtýrýyorum ateþ yok. Yüreðimse köz olmuþ yanýyor…

Baba Kara topraða girdiðini söylüyorlar susuyorum; herkes toprakta derken ben seni yürekte arýyorum.

Her gece biraz daha dokunacak gibi olurken, her an biraz daha çok özlüyorum.

Ýnsanlar görüyorum, sesler duyuyorum baba; seni konuþan, sana gülüþen, sana aðlaþan.

Ben susuyorum, ölüm sessizliði…

Gecelere, duvarlara, resimlere sensizliðe sýðýnýyorum. Ama ben hep susuyorum. Dünyayý senin üstüne kuran ben susuyorum baba.

Yüzler bana dönüyor, ben Mevla ya sýðýnýyorum. Seslerin ve yüzlerin beklentilerini veremiyorum. ‘Babam ‘ diye haykýramýyorum. Susup acýsýz, vefasýz damgasý yiyorum AMA acýmý bastýramýyorum baba.

Bazen durup düþünüyorum, babam öldü ve ben yaþýyorum diyorum. O noktada dünya duruyor AMA ben ölmüyorum, ölemiyorum.

Hep düþünürdüm baba, sana bir þey olursa ben NE yaparým diye- sen ölmeden bir gece önce düþündüðüm gibi- sanýrdým ki HASAN EKÝNCÝ öldüðünde dünya duracak, kýyamet kopacak… Yok, be babam, dünya durmadý.

Sen bir kez gittin, ben her gün ölüyorum.

Özlüyorum baba; evde baðýra baðýra birine biþey anlatmayý, haberleri sesli anons haline getirmeyi, kokunu, elini, yavrum diyen, kýzým diyen sesini…

Geceleri üstümü açýyorum baba, gelir de örtersin diye. Bekliyorum baba, sen gelmiyorsun, ben üþüyorum…

Saatlerce bilgisayarýn baþýnda oturuyorum, gelip kýzmaný bekliyorum. Yat artýk demeni. Gelmiyorsun baba…

Sigaranýn birini söndürüp, diðerini yakýyorum. Ýstiyorum ki kýzasýn, bi de paketi yüzüme fýrlatasýn AMA paketler yýðýlýyor, ben küllerin arasýnda kayboluyorum, sen se susuyorsun baba.

Ben de…

Yalvarýyorum gecelere, duvarlara, resimlere duymuyorsun baba.

Babam yetiþ diyorum, çok dardayým yetiþ. Yetim kalacak kadar büyümedim ben diyorum sana… Hep diyorum baba, sadece diyorum.

Baba ben seni çok AMA çok özlüyorum.

Özlem vardýr bilirsin dönecek bir gün, bitecek. Ama benim ki dinmiyor baba artýyor gün ve gün…

Babam kelimeler týkanýyor, eller Mevla ya çevriliyor, yüzler topraða sen gelmiyorsun.

Sen beni ýssýz býrakmazdýn baba böyle.

Kimsesiz kurdun, kuþun arasýna atmazdýn.

Babam gel, kýrýldý kol kanat, gel babam gel.

Dört duvar bana bakýyor. Evde Ana, komþuda yar yol gözlüyor. Ben seni bekliyorum baba… Herkes beni…

Ne ben gidebiliyorum, NE sen gelebiliyorsun baba. Sýlayý bekliyorum gurbette.

Böyle ayrýlýk mý olur, böyle ölüm mü? Söylesene baba…

Bir gün, bir yerde dinlemiþtim baba ‘ her þeyin affedildiðini, baba ahýnýn affedilmediðini ‘ ve durup düþünmüþtüm baba ‘ ben senden ah almam asla ‘ diye…

Bana ah ettiðini söylüyorlar baba, sevdim diye. Dünyam baþýma yýkýlýveriyor, ben altýnda boðuluyorum. Haberim olmadan biþeyden, yoluna kurban oluyorum…

Ölüme kýlýf vuruyorlar, katil oluyorum.

Ýnsan yüreðini hiç öldürebilir MI be babam. Ben ölüyorum, yüreðim bensiz kalp krizi geçiriyor.

Ýþten çýkýyorum. Duraða yürüyorum. Yürürken telefon elde sevdiðimle konuþuyorum.

Telefon geliyor, numarayý bilmiyorum.

Tarih 17 Eylül Cumartesi, saat 12: 40.

Ses ‘ baban ‘ diyor ‘ yoðun bakýmda , gel!!!!’ Ben duruyorum, Ýstanbul baþýma yýkýlýyor, haykýrýyorum. Sokaklar doluyor, kimileri gülüp, kimileri aðlarken, ben ‘ yetim ‘ kalýyorum.

Eve geliyorum, sevda kapýda bekliyor, ben saramýyorum. Haykýrýyorum baba, ev doluyor, evin doluyor… Þiþe Cam inliyor, Hasa Usta ölmüþ diyor AMA dünya durmuyor baba.

Hep bizim çocuklar derdin ya, bizim çocuklardan biri geliyor, ben oturuyorum. Yanýma gelince tanýyorum ancak… O zaman anlýyorum baba ölmüþ. ‘ Abla !!!‘Diyorum ‘ Abla baba bizi býraktý mý ? ‘ . Herkes aðlýyor, ben susuyorum… Abla sarýyor, ben aðlýyorum; abla aðlýyor, ben sarýyorum…

Evde bir koþuþturmaca, eþyalarýmý topluyorlar.

Yol diyorlar, yola hazýrlan… Ben büyüdüm, yüreðim küçücük kýz çocuðu cenazeye gidiyorum. Baba mý topraða koymaya gidiyorum.

Ölüm NE bilmeden , en sevdiðimin katili oluyorum.

netten



Bir Cevap Yazın